Showing posts with label Anne - oğul. Show all posts
Showing posts with label Anne - oğul. Show all posts

Thursday, August 7, 2008

Anne ogul bir resim


Bu hafta yine misafir yogunlugundan bloga yazi yazamadim:( ama bol bol girip, eski resimlere ve yazilara bir goz attim ve fark ettim ki blogda neredeyse Doruk'la benim hic resmim yok eger ikili resim koymussam genelde hep babayla resim koymusum iste bu resim yakin zamanda cekilmis oglusumla ikimizin bir goruntusu hani blogda bir resmim olsun diye:)

Monday, July 7, 2008

Cesme tatilimiz

Doruk beyle birlikte Cesme'de harika bir 10 gun gecirdik. En yakin arkadaslarimdan Ayse bundan 4 ay once Londraya yerlesti ve neredeyse gittikten 2 ay kadar sonra tatil tarihleri belli oldu ve Cesmede bulusmak uzere sozlestik. Aysenin yani sira hem her iki amcamin hem de halamin yazliklari Cesmede oldugu icin aile ile dolu bir tatil oldu. Uzerine bazi kuzenlerim ve Ingiltereden dayim da gelince tatil gercekten aile tatili oldu. Kuzenlerim, dayimlar ve amcalarimdan biri Doruk'u ilk kez gordu. Tabii benim minik kusum sanki hepsine hergun gorusuyormuscasina sicak bir havada gulucukler sacti ve hemen kaynasti.
Tabii Cesme tatilinin esas olayi Doruk'un denizle ilk tanismasini yasamasiydi. Ve tam tahmin ettigim gibi Doruk denize bayildi. Cok komik bir sekilde kahkahalar atarak yuzuyor. Ve disari ciktigi anda kiyamet kopuyor. Cikista Doruk'u oylamanin tek yolu ise kiyiya vuran dalgalar. Dalgalara ayaklarini soktugu surece tiki cikmiyor. Yani Doruk artik bir su kusu oldu. Ttailin tek zor tarafi ise babamizdan 10 gun ayri kalmakti zaten o da bu ayriliga dayanamayip 2 kere yanimiza geldi. En son gelisinde de zaten hep beraber geri donduk.
Cesmenin tadi damagimizda kaldi. Ama bu tatil olayini temmuz ve agustos aylarinda da tekrarlamayi coktan planladik bile:)

Tuesday, April 29, 2008

İzmir yolculuğumuz


Bu yazıyı evvelki hafta Doruk'u doktora götürdüğümde yazmak istiyordum ama araya hastalık girince şimdiye kaldı bu arada bir de dönüş macerası eklendi...
Anne oğul ilk kez uzun yol maceramızı İzmir'e Doruk'un doktor kontrolü için gerçekleştirdik. Babamızın işleri yoğun olduğundan baş başa gittik:) Uzun yol dediğim 1 saat 15 dk filan ama tabii bizim için baya uzun bir yol hele ki Doruk beyin tek başına yanında kimse oturmadan gerçekleştirdiği ilk uzun yolculuktu. Normalde perşembe veya cuma sabahtan gidecektik ama Doruk öksürmeye başlayıp hırıltıları artınca ben çarşamba günü apar topar yola koyuldum. Bizim bebek arabamızın oturma kısmı aynı zamanda normal arabaya da ekstra bir aparat yardımıyla monte ediliyor. Tabii arka koltukta ve ters oturur pozisyonda. Ben Amerikadan bir arkadaşımdan gelirken araba aynası(daha sonra resmini çekip bloga koyacağım) almasını rica etmiştim. Araba aynası arka koltukta Doruk'un araba koltuğunun takıldığı koltuğun baş kısmını takılıyor ve üzerinde çeşitli renkler ve oyuncaklar var. Uzaktan kumanda ile bu oyuncak çeşitli müzikler çalıyor ve renkler yanıp sönüyor ve bu ayna sayesinde arabayı kullanan kişi dikiz aynasından bebeği takip edebiliyor. Kısaca oldukça yararlı birşey. Bu aynanın yanı sıra Doruk'un özel müzik cdlerini de yanıma alınca yolculuk için hazırdım. Şansıma onca hazırlığa gerek kalmadan Doruk daha bizim siteden çıkmadan uyuyup kaldı. İzmir'de alt geçit çalışmalarının yapıldığı bir noktada trafik kilitlenince uyanacak diye baya korktum ama korkum yersiz kaldı ve Doruk annemlerin evinin kapısının önüne gelene kadar gözlerini açmadı. Bu rahat ve sorunsuz yolculuk sonrası artık heryere gidebileceğimi anladım:))

Saturday, March 22, 2008

Anne - oğul bir ilk

Doktor kontrolümüzün olduğu gün babamız İstabul'da oluşunu fırsat bilip biz de Doruk'la İzmir'de ilk kez anne oğul yalnız dışarı çıktık. Kuşadası'nda birkaç kez iki başımıza çımıştık ama tabii gittiğimiz yegane yer limandaki alışveriş merkeziydi ki orası da babamızın iş yerinden 2 dakika uzaktaydı ve her emme saatinde ve alt değişiminde babamızın yanına gidiyorduk. Oysa bu sefer İzmir'de iki başımıza önce doktora gidecek çıkışta da Amerika'dan tatil için gelen arkadaşım Şebnem'le buluşup birşeyler yiyecektik.

Annemlerden çıkış kolaydı babam bizi taksiye bindirdi doğru doktora. İnerken taksiciden rica ettim bana yardımcı oldu. Doktorda zaten hiç zorlanmadık. Doktordan çıkmadan Doruk'u emzirip altını değiştim. Ve bu bana 2 saat kazanddırdı. Şebnem'le beraber bir cafeye gittik. Doruk zaten arabasına her oturduğunda olduğu gibi cafeye varana kadar çoktan uyumuştu. Biz birşeyler yerken Doruk uyandı eh ne de olsa onun da karnı acıkmıştı. Emzirme sonrası keyfi yerine geldi. Cafedeki herkese gülücükler atıp etrafı inceledikten sonra -doktorda olduğu aşının da etkisiyle- yine uyku havasına bürününce ben de oturma faslını kısa kestim. Hava çok güzel olduğu için Şebnemden ayrıldıktan sonra Alsancak'ta biraz dolaşıp öyle annemlere dönmeye karar verdim. Tabii Doruk arabasında yine uykuya daldı. Şöyle bir turladıktan sonra Arınç'a uğramaya karar verdim. Zaten Arınç annemlerle aynı apartmanda oturuyor. Yani ona vardıktan sonra annemler asansör mesafesinde. Doruk'la yine bir taksiye binip Arınç'a gittik. Duru ve Arınç'la biraz takıldıktan sonra annemlere geçtik.

Anne oğul ilk başbaşa çıkışımız gayet başarılıydı. Eh artık bizi kimse tutamaz....